10 Eylül 2020 Perşembe

BEN BİR ADAM TANIDIM

Günlerden beyaz bir gündü,

Ben bir adam tanıdım.

Gül dalında öten bir bülbüldü

Ben bir adamın sesini duydum. 

Mavi bir gök yansıdı kahverengi gözlerime,

ben bir adamın yüzünü gördüm. 


Sustum, o anlattı ben dinledim. 

Menekşelerden bahsetti bana,

Kuşlardan bahsetti,

Yaşamaktan bahsetti namusluca yaşamaktan,

Gül reçeli kavanozları dizdi kalbimin raflarına,

Ben bir adam tanıdım ve pazar kahvaltıları anlamlandı...


Hüzünlü bir yaz akşamıydı ben o adamı tanıdığımda,

Şarkılar söyledi bana, 

Şarkılar dinletti günün akşama varacağı zamanlarda...

Güneş giderdi ama gün solmayan bir gül gibi kalırdı,

O adamın ışığının olduğu zamanlarda...


Hangi cümleyi kursam, eksik kalırdı her kelimesinde;

Ben bir adam tanıdım ve özgürleşti her kelimem bir cümlesinde,

Ben bir adam tanıdım ve tanımak anlam kazandı;

Ben bir adamla tanıştım ve kendimle barıştım...


Ben bir adam tanıdım elime bulaştı elinin izi

Ben bir adam tanıdım sözüme bulaştı, bakışının izi

Ben bir adam tanıdım ve yaşamıma bulaştı yüreğinin izi

Ben bir adam tanıdım ve ölüme bulaştım...


Ben aslında ölüme fısıldayan bir adamla tanıştım..

Ben aslında gülmeyle barıştım...

Ben aslında bu adamı yüreğime yakıştırdım.

Şimdi bulduğum bütün denizlerde bu adamın gülüşünü saklıyorum. 

Ben bu adamla yaşıyorum, ben bu adamla ölüme bile yakışıyorum..








YAŞAMADAN

 YAŞAMADAN 

Eninde sonunda ya unutuyor ya da unutuluyor insan
Gözden yaş akmamaya başlıyor,
Dil ismini söylememeye başlıyor;
Şarklılar susuyor ve geceler konuşmaya başlıyor. 
Eninde sonunda vaz geçiyor insan. 

Mevsim güze dönüyor;
Güz geliyor ağaçların yapraklarına değiyor;
Bir bir yere seriliyor yaprakların cesetleri
Ve insan hüznü yere düşen her yaprağa mezar oluyor. 

İnsan sonuna kadar ya bekliyor ya da bekletiliyor, 
Zaman bir kuş misali uçuyor,
İnsan bekliyor. 
Devran yel değirmeni gibi dönüp dönüp duruyor, 
İnsan bekletiliyor. 
Belki de insan olmak biraz da beklemektir, diyor birileri.
İnsan mahvoluyor ama beklemeye devam ediyor, diyor. 

Nasıl başlarsa başlasın ömür,
Hep parçaları başkalarının da ömründe sürgün kalıyor, 
Hep bizim ömrümüz başkaları ile biz oluyor, 
Ömrümüz üzülüyor, üzüyor ve parçalanıyor...
Hiç durmadan taş bir plak çalıyor, 
İnsan ömrü durmadan tükeniyor. 

Eninde sonunda ya ölüyor ya da öldürülüyor insan, 
Duygular bitiyor, düşünceler raflarda tozlanıyor;
Artık hiçbir şey beklemiyor insan, 
Artık hiçbir şey hatırlamıyor insan, 
Artık ömür hiç tükenmiyor, 
Çünkü başkalarımın ölümlerine sürgün oluyor.
Eninde sonunda yaşamadan  ölüyor insan. 


2 Eylül 2020 Çarşamba

SEVDİM SENİ



SEVDİM SENİ

Kurulu bir düzenin bozuk işleyen saati gibi,
Durmadan,sonunu bulmadan, sevdim seni.

Birbirinin aynısı olan, birbirinin aynası olan,
Bitmeden başlayan, düzeninin kölesi,
Düzensizliğin çaresi olan her gecenin saatinde buldum,
Her bulduğum saatte sevdim seni.

Zift karası gözlerin, 
Onları durmadan gizleyen göz kapakların,
Görmediğim her vakitte saatleri durdururdu gözlerin. 
Durmuş saatlerin, yelkovanında asılı kalırdı sözlerim
Asılı kalmış sözlerin gölgesinde sevdim seni..

Sen susardın, ölümüne susardı bütün mutluluklar,
Bir hüzün gelirdi yüreğime, yüzün gelirdi gözlerimin önüne
Sen susardın ve mutluluktan eser kalmazdı sözlerimde. 
Ve bütün sabahlar öldürücü bir zehir olurdu,
Sustuğun her sabahta ölümüme uyanır gibi sevdim seni..

Şimdilerde gülmelisin böylesine,
Geceler güneşlenmeli gülüşünle,
Dünyadaki bütün güzelliklere taş çıkartmalı, böylesine gülme,
Ve bütün hüzünleri boğmalıyız gülüşünün mutluluğunun içinde. 
Sen böylesine gülerken ben öylesine ben ölesiye sevdim seni..

Ölüm; beş harfli soğuk kelime, 
Ölüm bile güzel oldu seni sevdiğim yerde,
Çağıralım cellatları gelsinler, alsınlar başımı
En kanlı elbislerini giysinler, bilenmiş olsun baltaları,
Ölümü kapıma çağıracak cesareti kendimde bulacak kadar sevdim seni..

Ve şimdi son ses çalsın bütün radyolar,
Dört bir etraf duysun her notanın çığlığını,
Zehir olan sabahlara mutluluk olsun duygularım,
Acı dolu haykırışlardan, kurtulsun tüm zamanlarım,
Her acının eşiğinde, ölümün beşiğinde sevdim seni..

Sevdim seni, sevdim seni..






BİR ÇİFT DENİZ BİR AVUÇ SU OLMUŞ

  Sus artık sevgili zihnim! Yaşam bir çelişkiler yumağı çünkü; Kes sesini lanet zihin! Yazamıyorum. Aptalın tekiyim. Ölemiyorum lanet olsun ...