5 Aralık 2019 Perşembe

KÜÇÜK PRENS'TEN SONRA.

Hepimiz çocuktuk, büyüdük büyüdük ve hayata doluştuk.
Hepimiz birer güzel çocuktuk, hepimizin çocukken kendine ait bir dünyası vardı o dünyanin ağaçları,çiçekleri, kuşları, böcekleri her şeyi bizim hayal gücümüze bağlıydı. Sonra büyüdük büyüdük bir dünya da toplandık hepimiz. Bu dünyada çiçekler, kuşlar, böcekler ,ağaçlar her şey paradandı. Bu dünyada hayal yoktu belki de hayal kurmaya zaman yoktu. Sabahları erken kalkmalar, duraklara koşmalar , okullara ve işlere yetişmeler, itişmeler kakışmalar, tartışmalar ve daha nicesi... kalabalık bir dünya da suyundan ayrılmış birer alabalık gibiyiz hepimiz... büyüdük dehşet verici bu büyüklük. Bir ağac hayali kuralım şimdi önce çocuk gibi sonra büyük gibi ağaç hayali kuralım. Bir ağaç hayali kuruyorum şimdi hemde çocuk gibi; kocaman bir dev gibi yeşil yeşil kolları var, kollarında binlerce yeşil çocuğu var yeşil çocuklarının yanlarında rengarenk tomurcukları var, güneşi bekliyorlar güne gülmek için tomurcuklar. Kovuğunun içinde kim bilir kaç böceğin evi var her gece kim bilir kaç böcek sığınıyor kahverengi kabukların altına... Şimdi bir ağaç hayali kuruyorum büyükler gibi; Ağaç işte, yaprakları dalları var. Aman canım ağacında mı hayali olurmuş? Bu kadar işte büyüklük bu kadar. Yaşın büyüyor, ellerin, ayakların büyüyor, boyun uzuyor lâkin o gül güzeli gibi hayal gücün o mis kokulu çocukluk rafında kalıyor ve hiç büyümüyor tam aksine küçülüyor ve yok oluyor. Ne tuhaf şey bu büyüklük. Ne tuhaf şey bu büyüklük ; hiç-bir şeyi merak etmiyor, hiç soru sormuyor, hiç salıncağa binmiyor,hiç koşmuyor ve hiç şaşırmıyor bir kuşun uçuşuna, bir kelebeğin naifligine hiç şaşırmıyor...

Ne tuhaf şey bu büyüklük hiç yaşamıyor... 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BİR ÇİFT DENİZ BİR AVUÇ SU OLMUŞ

  Sus artık sevgili zihnim! Yaşam bir çelişkiler yumağı çünkü; Kes sesini lanet zihin! Yazamıyorum. Aptalın tekiyim. Ölemiyorum lanet olsun ...