11 Temmuz 2020 Cumartesi

Geçmişe Gidemeyen Mektup

Bugün fotoğrafına baktım, yıkık dökük ama güzel bir konağın önünde yaşamdan nasibini almış bir adam gibi duruyorsun ben de bugünler de tıpkı arkandaki bina gibiyim. Zaman hiç ırgalamadan yaralayarak geçiyor, eski yaraları da ziyadesiyle kanatıyor. Hiç kabuk bağlamamış bir yara gibisin hayatımın tüm özelinde. Bazen yaşama kapılıp, her şeyi unutuyorum belki de öyle zannediyorum ama sonunda yine hep sana odaklanıyorum. Artık buna bir dur demek istiyorum senden arınmış bir yol bulmak ve o yolda emin adımlarla yürümek istiyorum ama sanki sana sağ elimi vermiş gibiyim, aklımda senin fikrin olmadan hiçbir işe yaramıyorum. Piano dinliyorum bazen, biliyorsun beni çok rahatlatırdı. Benim içim dalgalı bir deniz gibidir; piano ise hep limanım olmuştur bunu da çok iyi bilirsin ama ne zaman Field duysam, gözlerim sağanak sağanak yağan ilkbahar yağmuruna şahit oluyor. Ağlamak kötü değil biliyorum ama senin fikrinle ağlamak... İşte bununla baş edemiyorum. Field'den sonra Valse başlıyor o zaman ağlayarak gülümsemeye başlıyorum hiç bilmediğimiz bir yerde, hiç duymadığımız bir ezgiyle bir daha hiç şahit olamayacağımız bir ahenkle deliler gibi dans etmiştik. Bazen anılar bana hevesle bileğime çizdiğim filin başını kesmişim gibi hissettiriyor. O fili seviyorum ve onu da kendimle birlikte öldürüyorum. Anıları da seviyorum ve onları düşünerek kendimi yavaş yavaş öldürüyorum. Sanırım bu hayattaki en güzel aldanışım sensin ama hiçbir şey bizi dans ettiğimiz vakitlere götürmüyor. Bu mektubu sana yazıyorum ama gönderemeyeceğim, benim fikrimde yaşayan eski sensin ve ben asla geçmişe dönemiyorum. Mektubum da geçmişe gidemiyor. Gelecekten herkes umutlu ama geçmişe gidebilirsek ben hep sana gelirim. Karanlık bir günden sana bu mektubu yazıyorum ve ben seni hep kendimde yaşatıyorum. Biz seninle iki ruh tek beden hem de hiç kimseye sezdirmeden...

2 yorum:

  1. Birçok duyguyu bir arada yaşatıyor insana harika olmuş yüreğine sağlık

    YanıtlaSil

BİR ÇİFT DENİZ BİR AVUÇ SU OLMUŞ

  Sus artık sevgili zihnim! Yaşam bir çelişkiler yumağı çünkü; Kes sesini lanet zihin! Yazamıyorum. Aptalın tekiyim. Ölemiyorum lanet olsun ...