KADIKÖY etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KADIKÖY etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ağustos 2020 Pazar

UÇURUMUN KIYISINDA BOYNUMA DOLANMIŞ İPLER


 Ağustosun sıcağını kusmak istediğim klasik bir Kadıköy sabahı, her şey yine aynı. Deniz aynı,martı aynı,mevsim aynı... Her şeyden biraz eksik ruhuma, her şey biraz fazla geliyor. Kahvemi alıyorum,içmeden ayılamam tabii gerçi hiç ayık gezmiyorum. Ah şu insanlar,ayaklarım sekiz çizmiyorsa, sarhoş değilim zannediyorlar. Beynimin içindeki, kurtlardan bir haberler. Ruhumu parçalayan acılardan bir haberler.  Bazen bilhassa saat geceyi bulduğunda ölmeyi denemeyi istiyorum, eksik bir yaşamın acısı boynuma kalın halatlar sarıyor gibi hissediyorum. Sonra hemen vazgeçiyorum, okuyacağım yedi yüz küsur kitaba bağlıyorum yaşamın geri kalanını. Belki de ölüm benden vazgeçiyor, belki kocaman bir çizgi romana dönüşüyor hayatım ve ben bu hikayenin sonunda bir kahraman oluyorum. Belkilerle yaşamayı henüz yeni öğreniyorum. Bazı eşyalar değişse de, bazı bitkiler agaç olmuş olsa da artık ; Bebekliğim o kahverenginin hazin tonu hiç bırakmıyor gözlerimin önünü. Gerçi neyi görür ki benim gözlerim,geçmişten başka. Belki geçmişten gelemiyorum, belki Barış Manço anısını taşıyorum belkilerle yaşamaya alışıyorum. Huyumdur benim derin derin düşünmek, düşüncelerin derinliğinde boğulmak. Hiç tamamlanamayacak bir cümle gibi oluyorum bazen. Bazen birçok anlam ifade eden bir kelime oluyorum. Bazen de tek başına hiçbir anlamı olmayan bir harf gibiyim. Bazenlere de alışıyorum. Ah! Tıpkı Dostoyevski'nin dediği gibi 'Aşağılık insanoğlu her şeye alışır. ' Alışmaya da alışıyoruz,yaşamaya da. Zaten çoğumuz, kendi hayatımızın uçurumunun kıyısında, boynumuza dolanmış iplerle alışkanlıktan yaşıyoruz. Birazdan yine ölmeyi deneyeceğim, sonra kitaplarla yaşamayı başka hayatları zihnim de yaşatmayı tercih edeceğim. Ertesi gün yine sıcak bir Kadıköy sabahı... Gece bitiremediğim yaşamı; sabah kahve alırken ve martı  sesleri Saian'a eşlik ederken, dalgalı bir deniz beni seyrederken kusmayı isteyeceğim. Kalsam boğuluyorum,gitsem yere çakılıyorum. Uçurumumun kıyısında boynuma dolanmış iplerden kurtulamıyorum. 

yaşıyormuş gibi bak bir kaç güzel gün için, çekiyorum 📷

SAİAN DİNLE...


BİR ÇİFT DENİZ BİR AVUÇ SU OLMUŞ

  Sus artık sevgili zihnim! Yaşam bir çelişkiler yumağı çünkü; Kes sesini lanet zihin! Yazamıyorum. Aptalın tekiyim. Ölemiyorum lanet olsun ...