DENİZ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DENİZ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ekim 2020 Salı

BİR ÇİFT DENİZ BİR AVUÇ SU OLMUŞ

 


Sus artık sevgili zihnim!

Yaşam bir çelişkiler yumağı çünkü;

Kes sesini lanet zihin!

Yazamıyorum. Aptalın tekiyim. Ölemiyorum lanet olsun o kadar kötüyüm ki tanrı bile beni yanında istemiyor. Toprak istemiyorum, üzerimde biten çiçekler, otlar, çürümüş bedenimde yaşam süren bakteriler istemiyorum. Ölüp, deniz olmak istiyorum,ölüp deniz olmak istiyorum… Ölüp,deniz olmak.

Sabah uyandığımda yine başım çatlıyordu. Sürekli bana bağıran zihnimin sesinden ancak her gece onu uyuşturmakla kurtulabiliyorum, ayaşşın teki oldum. Onu kaybettiğim günden beri ayık gezmek istemiyorum, kıyıdan köşeden eksik kalmış bir gülüş sürekli beni izliyor. Kimseye bir şey anlatamıyorum çünkü beni yalnızca onun anladığına inanmıştım. Kimsenin beni duymasını istemiyorum çünkü ben sadece ona konuşurdum. Şimdilerde anlıyorum ki insan biriciğini kaybedince yaşamın onsuz kalan kısmı insanın umrunda olmuyor. Sevgili yaşam umrumda değilsin!

 

Hayatımın en güzel günüydü; yirmi üçüncü yaşının kapısında bekleyen genç bir adamdım. En büyük inancım mavi mavi bakan bir çift gözeydi. En büyük hayalim uzun dalgalı ve simsiyah saçlara boynumdan asılıp ölmekti ama siyah saçlar; deniz gözler bana haber bile vermeden beni geride bırakarak bir avuç su oldu.

 

İşten çıkmıştım tüm gün ruhunu paraya satmış birkaç adama hizmet etmiş, beyaz önlüğü beyaz askıya emanet edip beyaz bir kapıdan ona gitmek için çıkmıştım. O da birkaç dakika önce bu lanet olası dünyadan çıkıp gitmiş meğerse… Her şeyi benden önce yapardı ama ona benden önce ölmek yasaktı. Lakin ölümün karşısında hiçbir yasak, hiçbir yasa, hiçbir aşk duramıyor. Denizden korkardı ama sahile bayılırdı; sahile oturup denize baktıkça seni görüyorum denizin kokusunun her zerresinde seni buluyorum derdi bana. O günde beni görmeye, ruhunun çalkantıları dindirmeye sahile inmiş ve yüzme bilmediği ve denizden korktuğu halde denize girmek istemiş. Başta her şey normaldi dedi onu son gören insanlar, sonra açılmak istemiş yüzme bilmediği açılmak istemiş ama derin deniz benim duru ve güzel kızımı içine çekmiş,nefesini elinden almış, nefesimi benden almış… Bana her zaman insan yaşarken ölümü bir kez denemeli,derdi. Ben de seninle birilikte yaşamayı denedim ve başardım derdim, uzun uzun bakardı bana mavi gözlerinde bir derinlik vardı. İnsan o boğulurdu derinlikte ama en çok boğulurken yaşanırdı o mavilikte. Bu kadar basit işte yaşamakta,ölmekte bir çift mavi göz yaşatıyor seni. Bir avuç mavi deniz öldürüyor. Yaşamak pek umrumda değil ama onu ölünce unutmaktan korkuyorum bu yüzden pek ölmek istemiyorum. Annem mutfakta üzümlü kek yapıyor, babam kuşlarını besliyor. Her şey yerli yerinde…

Bir çift deniz, bir avuç su olmuş kime ne?

 

Sus lanet olası zihin;sus artık. 

BİR ÇİFT DENİZ BİR AVUÇ SU OLMUŞ

  Sus artık sevgili zihnim! Yaşam bir çelişkiler yumağı çünkü; Kes sesini lanet zihin! Yazamıyorum. Aptalın tekiyim. Ölemiyorum lanet olsun ...