Kadınlık; kanatlarında dünyayı taşıyorken semalarda süzülen kuşlar gibi olmaktır. Denizler gibi coşarken; yıllardır sadece hafif esintilerin okşadığı bir göl gibi olmaktır. Evlerden,sokaklardan,şehirlerden usanmışken,sırf kurulu düzen bozulmasın diye uslu uslu yerinde durmaktır.
Hiç-bir zaman bu kurulu düzenlerin kadını olmayacağım. Her zaman koynuma yalnızlığı alıp uyuyacağım. Durgun olan denizleri sevmeyecek, uçmayan kuşlardan hoşlanmayacağım..
Hiçbir eve hiç-bir şehire ait olamadan ölümün kollarının aciz bedenimi sarmasını,beni kör kuyulardaki yalnızlığımdan sonsuzluğa götürmesini bekleyeceğim. Dün onmuşum bugün on sekizmişim yarın otuzmuşum hiç-bir zaman bu rakamları önemsemeyecek ve yalnızlığımı kimseye bulaştırmadan bu dünyadan göçüp gideceğim. Hiç bir zaman hiç-bir çocuğun yarasını öpmeyecek, hiç-bir zaman bir çocuğa öpünce geçecek diyerek pembe yalanlar söylemeyeceğim. Hiç kimseyle biz olmayacağım... Ben yaşayacağım, ben yaşlanacağım ve bir gün yalnızlığın koynunda en tatlı uykumdayken ölmüş olacağım. Ben hiç-bir zaman kurulu bir düzenin sahibi olamayacağım. Yazdıkça kış oluyorum,içim soğudukça kuşlarım göçüyor. Ben hiç-bir zaman yaşımın genç kızı olamayacağım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
BİR ÇİFT DENİZ BİR AVUÇ SU OLMUŞ
Sus artık sevgili zihnim! Yaşam bir çelişkiler yumağı çünkü; Kes sesini lanet zihin! Yazamıyorum. Aptalın tekiyim. Ölemiyorum lanet olsun ...
-
Birbirimize vakit bulmak için günün yirmi beş saat olmasını bekler dururduk. Başka yerlerde başka telaşlara kapılıp biz olmayı hep unuturduk...
-
Bugün fotoğrafına baktım, yıkık dökük ama güzel bir konağın önünde yaşamdan nasibini almış bir adam gibi duruyorsun ben de bugünler de tıpkı...
-
Hepimiz çocuktuk, büyüdük büyüdük ve hayata doluştuk. Hepimiz birer güzel çocuktuk, hepimizin çocukken kendine ait bir dünyası vardı o düny...