Belkilere tutunuyorsun,
Umut ediyorsun,
Belki düzelir, belki anlar.
Belki her şey eskisi gibi olur diye düşlüyorsun...
Ama bir şeyi unutuyorsun;
Ne zaman ,eski zaman;
Ne sen, eski sen;
Ne onlar, eski onlar...
Bazen her şeyden kaçmak istiyor insan arkasını dönmek uzaklaşmak; belki de biraz kendisiyle uzlaşmak istiyor. Bir yerden gitmek... Bu yer bazen bir yürek; bazen bir sokak; bazen koca bir şehir olabilir.
Gitmek yorucu ve yorgunluğu dinginleştiren bir eylem çünkü; Geride bırakmak yorar insanı ama onun yoran yerden gitmekte dinlendirir çoğu zaman.
Gitmek ciddi ve basit bir eylem çünkü; Giderken,gitmeyi göze alırken hayatta ciddiye aldığın çoğu şeyi bırakabiliyorsun bazen. Lakin kalsan da hayat seni lakayt tavırları ile lakaytlaştıracak bu yüzden bütün ciddiyetini bir kitabın arasına koyuyorsun ve bir bardak çay içilmiş bir masadan kalkıp gidiyormuşsun gibi gidiyorsun, basitçe... Lüzumsuzca.
Gitmek zor bununla birlikte kolay bir eylem çünkü; Bir saat kaldığın bir yerde bile onlarca ana şahit oluyor onlarca anı biriktiriyorsun bazen ve anılar valizlere, çantalara sığmayanlar... Taşıyamıyorsun geçmişin yüklerini, her hatıran bir yerden çıkıp geliyor ve sana ayak bağı oluyor... Gitmek işte tam da burada zorlaşıyor. Bunun yanı sıra gitmek ziyadesiyle basit bir eylem; bir kaç parça düş kırıklığı koyuyorsun çantana sonra çarpıp çıkıyorsun kapıyı ve her şey artık kapalı bir kapının arkasında kalıyor...
Gitmek sessiz bununla birlikte gürültülü bir eylem çünkü ; Sessizce alıyorsun gitme kararını anlamadıklarını,sevmediklerini,istemediklerini düşünüyorsun önce düşüncelerinle ayrılıyorsun gitmek istediğin yerden, sessiz kararlar alıyorsun ama geceleri yüreğinin gürültüsünden uyuyamıyorsun...
Gitmek en çok kalmaya benzeyen bir eylem çünkü ikisi de zor, ikisi de bedbaht...
Kalmakla kalmış olmuyorsun çünkü aklın, kalbin gitmiş oluyor. Gitmekle de gitmiş olmuyorsun çünkü aklın, kalbin kalıyor.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder