Sokaktaki su birikintileri bile bir kaç saat sonra güneşe boyun eyemeyeceğini ve buharlaşarak yok olacağını bildiği halde benden çok daha bağlıydı hayata. Nerde eksildim bu kadar ben? Hangi otobüsler hangi yollar ve hangi yıllar alıp götürdü sarsılmaz yaşama sevincimi. Dün kocaman bir kadındım çiçekler gibi bir kadındım, ne ara bu kadar yaşlandım şu semaverde çay demlemiştik baharda şu banklarda doyumsuz sohbetler etmiştik... Ne ara ve ne çabuk bitti her şey. Yarın hiç bilmediğim bir şehire bilet kestireceğim bu kalabalık yalnızlık boğuyor artık beni. Bu yaşamdan vazgeçmek zorunda kalmak istemiyorum bu yüzden bu şehirden vazgeçeceğim. Doğunun fakir kokusu İstanbul'un ihtişamından daha sevecen geliyor artık çünkü beni en çokta bu şehrin güzelliği çirkinleştirdi. Bende normal insanlar gibi olmalıydım belki de evlenmeliydim tek derdim ütü, çocuklar, hiç bitmeyen bulaşıklar olmalıydı benimde. Sonra yaşlanırdım yıllarımı verdiğim çocukların bir günlerini vererek beni ziyarete gelmelerini bekler dururdum o zaman, ah ne acı. Dokuz ay onları ben taşımadım ama benimde bir gün dahi onları beklemeyeceğim bir sürü çocuğum oldu, hepsini çiçekler gibi büyüttüm ve çorak toprakları bile yeşertebileceklerini öğrettim onlara, ah benim güzel çocuklarım. Hepsi de bulunmaz bir cihan parçası... Şimdi araf dedikleri yerdeyim yaşamak için çabam yok ölmek içinde bir sebebim. Bir hokkabaz gibi ipin beni ne tarafa düşüreceğini bekliyorum ve cesurca incecik bir ipte yürüyorum. Sevgilerimle güzel hayat, hoş bırakmadın ama hoş kal.
Gizem Nur
17 Ekim 2019 Perşembe
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
BİR ÇİFT DENİZ BİR AVUÇ SU OLMUŞ
Sus artık sevgili zihnim! Yaşam bir çelişkiler yumağı çünkü; Kes sesini lanet zihin! Yazamıyorum. Aptalın tekiyim. Ölemiyorum lanet olsun ...
-
Birbirimize vakit bulmak için günün yirmi beş saat olmasını bekler dururduk. Başka yerlerde başka telaşlara kapılıp biz olmayı hep unuturduk...
-
Bugün fotoğrafına baktım, yıkık dökük ama güzel bir konağın önünde yaşamdan nasibini almış bir adam gibi duruyorsun ben de bugünler de tıpkı...
-
Hepimiz çocuktuk, büyüdük büyüdük ve hayata doluştuk. Hepimiz birer güzel çocuktuk, hepimizin çocukken kendine ait bir dünyası vardı o düny...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder