19 Ekim 2019 Cumartesi

İnanç

Eğer bir şeyi açıklamak istiyorsak önce ne olduğu hakkında net bilgiler vermek gerekir, bu sebepten ötürü farklı farklı yönlerden ele alacağım bir konunun öncelikle ne olduğu hakkında bilgiler vereceğim ;
İnanç sözlük anlamı ile
bir düşünceye çok sağlam bir biçimde, içten, gönülden bağlı bulunma, güvenle doğru sayma, inanma, demektir. İnanç, insanlık tarihinden beri varlığını sürdüren zamanla farklı farklı düşüncelere ev sahipliği yapmış çok geniş çaplı bir olgudur. İnsanlar varlıklarından itibaren maddi ihtiyaçlara sahip oldukları gibi manevi ihtiyaçlara da sahiptirler. Manevi ihtiyaçlar arasında inanmak ve aynı zamanda benim görüşüme göre bir şeye koşulsuz güvenmek ihtiyacı duymuşlardır. Böylece güven duydukları işlerine yarayan şeylere inanmaya hatta bunlara koşulsuz saygı duyarak tapmaya başlamışlardır örneğin güneş, ay, yıldızlar,belli hayvanlar ancak hepsinin bir süre sonra onları bırakıp gittiğini yerlerini başka şeylere bıraktıklarını görünce daha farklı ve kalıcı şeyleri tanrılaştırma ihtiyacı duymuşlardır. Bir süre sonra farklı farklı toplumlar ve toplumların farklı farklı inanç biçimleri oluşmuştur. Hunlarda Şaman inanci Göktürklerde kut inancı vesaire. Bunların yanı sıra evrensel olan semavi dinler çıkmıştır bunların kutsal kitapları ve yayıcıları olan peygamberler vesaire. Ancak insanoğlu zaman geçtikçe kendilerine gönderilen semavi dinlerinde içerikleri ile oynarak yani kısacası bunları kendilerine göre şekillendirerek bozmuştur. Son olarak İslamiyet ve onun kitabı Kur-an'ı Kerim gönderilmiştir ve onlar bozulmadan kalmıştır ancak bu genel-geçer bir yargı bence islamiyette içerik olarak bozulmamış olabilir ama müslümanım diyen insanların ve ülkelerin bazı davranışlarını ele alırsak artık onlar için artık islamiyette ehemmiyetini yitirmiş olabilir. Tabi son semavi din islamiyet ancak bunun yanında insanlar kendilerine yine farklı farklı inanacak şeyler bulmuşlardır misal olarak deizm,hinduizm, ateizm vesaire. Bu farklı farklı olan dinler insanların kendi içinde ayrışmasına sebep olmuştur ne yazık ki mezhepler de öyle benim açımdan bakılınca mezhepler çok saçma bunun için yapılan savaşlar çok daha saçma ve tamamen hırs. Farklı farklı ortaya çıkan inançlara tabi bunların arasında hiç bir mantık bulamayıp reddeden hiç inanmayan yani ateist olanlarda vardır. Ne yazık ki toplum genellikle de Türkiye de yaşayan Türk toplumu malesef dini yönden kendinden farklı olana saygı duymayı bir türlü öğrenememiştir. Din elbette bizim için önemli ve saygıdeğerdir ancak bütün canlılar da öyledir ve insan dininde özgürdür. Bunu islamiyette diyor zaten ama ne yazık ki Allah'ın dahi özgür bıraktığı insanı ,insanlar sürekli kısıtlamaya çalışıyor. Bir durum daha var her şeye muhalefet olan ve inançsızlari ve farklı inançlara mensup insanları eleştiren insanların dini adına yaptığı tek şey müslüman olduğunu söylemek, sen dinini ne kadar yaşıyorsun ki ? Karşındakine böyle davranıyorsun.
Bir de din savaşları olgusu var, bunlar genelde daha çok mezhepleri ve semavi dinleri kapsıyor. Ben bu olgunun doğru olduğunu düşünmüyorum bu olgu tamamen insanların hırslarının üzerini kapatmak için konulmuş bir ad. Tevrat,İncil ve Kuran-ı Kerim belli noktalarda ayrilsalarda hepsinin temelinde canlıyı sevmek, korumak, yüceltmekten bahseder öldürmekten değil. Bir din savaşı olgusu altında çıkan bir savaşta masumun can-ı yanıyorsa bu ancak hırs savaşıdır. Mezhep kavgaları ise bence insanların çıkar sağlamak için uydurdukları şeylerdir. Canlıya canlı olduğu için değer verilmelidir aksi takdirde kendi sonumuzu hazırlıyoruz,üzgünüm. İnsanlar yapıları yani islamiyette fıtratları gereği bir şeylere inanmaya ihtiyaç duyarlar ancak ateistler bu durumun aslında öyle olmadığını savunuyor elbette saygı duyarım ama sanırım bende yapım gereği onlarında içten içe bir şeye bağlılıkları olduğunu düşünüyorum. Belki ateistlikte kırılması gereken bir put olabilir ? Belki ateistler haklı olabilir belki de ortada bir tanrı yoktur . Şunu düşünüyorum eğer ortada bir tanrı olmasaydı dua edince bu iç huzura ulaşabilir miydim? İnanç ezeliyetten ebediyete uzanan mühim ve her yönden eleştiriye açık bir konudur diye düşünüyorum ve saygı çerçevesinde her insan istediğini yapmakta istediğine inanmakta veya inanmamakta özgürdür. Sevgilerimle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BİR ÇİFT DENİZ BİR AVUÇ SU OLMUŞ

  Sus artık sevgili zihnim! Yaşam bir çelişkiler yumağı çünkü; Kes sesini lanet zihin! Yazamıyorum. Aptalın tekiyim. Ölemiyorum lanet olsun ...