19 Temmuz 2020 Pazar

Maktülünüzden Haberiniz Var Mı ?

Raskolnikov

Biliyor musunuz? Gün içerisinde defalarca katil oluyoruz. Ölmek veya öldürülmek yalnızca insanlara özgü bir olay değil. Çoğu zaman duygularımızı bastırıyoruz, düşüncelerimizi köşelere itiyoruz onları kendimizin dışında tutarak öldürüyoruz, katlediyoruz. Bazen, bilhassa da bir şeyler anımsadığımız zamanlar da misal buruk bir gülüş, hafif hafif gelen bir koku, hoş bir seda hatırımızı ziyaret ettiğinde; çehremizde beliren o gülüşü hep insanlardan saklıyoruz bizi deli zannederler diye fikirmizdekilere gülümseyemiyoruz. Ya da bir otobüs dolusu insanın arasında birden çok derinden gelen bir hüzün bastırdığında, asla gözlerimizin iki damla yağmasına izin vermiyoruz. Hep şöyle düşünüyoruz başka başka gözler, bizi her zaman gözler bu yüzden burası ağlamak için uygun bir yer değil. Böylece hayatımız boyunca ağlamak ve gülmek için uygun yerleri arayıp duruyoruz, duygularımızı yaşamak için bile kendimizi mekana ve zamana göre şartlandırıyoruz. Bize ayrılan sürenin sonuna geldiğimiz de ise aslında yaşamda hiçbir zaman; duygularımızı yaşamak için zamanın ve mekanın hiçbir önemi olmadığını fark ediyoruz ve o son zaman geldiğinde ne yazık ki kazandığımız farkındalıkları uygulamaya dökecek kadar, zamanımız kalmamış oluyor. Hayatın içinde doğal ya da beşeri olarak var olan her şey kendini her zaman bir sona hazırlıyor ve biz sonun gelmesini engelleyemiyoruz lâkin başlangıç ve son arasındaki süreci şekillendirmek tamamen bizim ellerimiz de. Elbette hayatın akışının kölesi olmamak için bazı kurallarınız olmalı ama kurallarınızın kölesi olmayın. Zaman hala çok hızlı geçiyor, ertelenmiş sevinçlere ve hüzünlere geri dönemeyeceğimiz kadar hızlı. Sevgilerimle...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BİR ÇİFT DENİZ BİR AVUÇ SU OLMUŞ

  Sus artık sevgili zihnim! Yaşam bir çelişkiler yumağı çünkü; Kes sesini lanet zihin! Yazamıyorum. Aptalın tekiyim. Ölemiyorum lanet olsun ...