8 Ocak 2020 Çarşamba

İçimden Kuşlar Göçüyor

Kadınlık; kanatlarında dünyayı taşıyorken semalarda süzülen kuşlar gibi olmaktır. Denizler gibi coşarken; yıllardır sadece hafif esintilerin okşadığı bir göl gibi olmaktır. Evlerden,sokaklardan,şehirlerden usanmışken,sırf kurulu düzen bozulmasın diye uslu uslu yerinde durmaktır.
     Hiç-bir zaman bu kurulu düzenlerin kadını olmayacağım. Her zaman koynuma yalnızlığı alıp uyuyacağım. Durgun olan denizleri sevmeyecek, uçmayan kuşlardan hoşlanmayacağım..
Hiçbir eve hiç-bir şehire ait olamadan ölümün kollarının aciz bedenimi sarmasını,beni kör kuyulardaki yalnızlığımdan sonsuzluğa götürmesini bekleyeceğim. Dün onmuşum bugün on sekizmişim yarın otuzmuşum hiç-bir zaman bu rakamları önemsemeyecek ve yalnızlığımı kimseye bulaştırmadan bu dünyadan göçüp gideceğim.  Hiç bir zaman hiç-bir çocuğun yarasını öpmeyecek, hiç-bir zaman bir çocuğa öpünce geçecek diyerek pembe yalanlar söylemeyeceğim. Hiç kimseyle biz olmayacağım... Ben yaşayacağım, ben yaşlanacağım ve bir gün yalnızlığın koynunda en tatlı uykumdayken ölmüş olacağım. Ben hiç-bir zaman kurulu bir düzenin sahibi olamayacağım. Yazdıkça kış oluyorum,içim soğudukça kuşlarım göçüyor. Ben hiç-bir zaman yaşımın genç kızı olamayacağım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BİR ÇİFT DENİZ BİR AVUÇ SU OLMUŞ

  Sus artık sevgili zihnim! Yaşam bir çelişkiler yumağı çünkü; Kes sesini lanet zihin! Yazamıyorum. Aptalın tekiyim. Ölemiyorum lanet olsun ...